Sosyal Medya

Yazarlar

İsrail’e askerî harekât

"Saddam Hüseyin Kuveyt’i işgal etti” deyip Irak’ı bombaladılar. “Halkını eziyor” dediler, yine bombaladılar.

Afganistan’ı da “Masum sivilleri öldüren teröristleri barındırıyor” diyerek bombaladılar, hâlâ bombalıyorlar.

İsrail’in Gazze halkını katliamdan geçirmesi, minnacık çocukları bile taammüden öldürmesi karşısında ise kılları kıpırdamıyor.

Türkiye, Birleşmiş Milletler’i ve NATO’yu İsrail’e karşı askerî harekâta çağırmalı. Bu çağrıya elbette uyulmayacaktır, ama Uluslararası Toplum’un İsrail’e karşı askerî harekâtını telaffuz ederek bir tabuyu yıkmakta, böyle bir şeyi konuşulup tartışılır hale getirmekte fayda var.

“Uluslararası Toplum İsrail’in askerî unsurlarını bombalamalı” desin Türkiye. Sonra da desin ki: “Uluslararası Toplum bunu yapmayacaksa, uluslararası meselelerde hakkın-hukukun üstünlüğünü genel olarak da fiilen savunmayacaksa, yeni bir Uluslararası Toplum kurulur. Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın yerine hakka-hukuka bağlı yeni bir teşkilatın, diyelim ki Birleşmiş Ülkeler Teşkilatı’nın teşkil edilmesi için behemehal harekete geçiyoruz.”

Uzun hikâye, ama yaşanması gereken bir hikâye.

Kısa vadede yapılabilecek şeyler de var.

Mesela, İHH Başkanı Bülent Yıldırım’ın teklif ettiği şey: Filistin’i devlet olarak tanıyan İslam ülkeleri ikili anlaşmalar çerçevesinde Filistinlilere resmen silah yardımında bulunsun.

Hepimiz gibi “Artık yeter!” diyen Yıldırım, Suriye’deki devrim ordularının İsrail’e yönlendirilebileceğini de söylüyor.

Ve Mavi Marmara’nın yeniden Gazze yoluna düşebileceğini...

Ve hükümet tarafından ilan edilen “Doğu Akdeniz’de seyrüsefer özgürlüğünü koruma kararlılığı”nın gereği olarak Mavi Marmara’ya savaş gemilerinin eşlik etmesi gerektiğini, bunlara yönelik bir İsrail saldırısının savaş anlamına geleceğini...

Radikal sözler.

Gazze halkına uygulanan korkunç ötesi şiddetle, vaziyetin dehşetengizliğiyle gayet mütenasip sözler ama.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM